Çaykolik Blog - Kişisel Blog : yaşam
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Katarakt Ameliyatı Oldum Tüm Süreç ve Sonrası

Merhaba
Bugün katarakt ameliyatı ile ilgili bir yazı hazırlamak istedim. Ameliyatım öncesi çok fazla araştırmış olsam da, sadece hastane sitelerinden bilgi, göz doktorlarının kendi sitelerinden bilgi bulabildim. Katarakt ameliyatı olanlara, katarakt ameliyatı süresi veya katarakt ameliyatı sonrası gibi bilgilere pek rastlayamadım. Soru sorup merakımı giderebileceğim bir muhatap da bulamadım zaten. Hal böyle olunca, blog gibi bir imkanım varken oturup kısa ve öz yazayım dedim. Belki aramalarda yazıya denk gelen ve merakını gideren olur. Bu arada eşimin geçirdiği katarakt ameliyatını da yazacağım o daha farklı. 3 boyutlu mercek ile.

katarakt-ameliyati-olanlar
Fotoğraf alıntı


Takip edenler bilir, gözleri doğuştan sorunlu biriyim. Miyop sorunum vardı, sonra lazer ile sorunu çözdük ama bu defa da retina sorunu yaşamaya başladım. Daha evvel de bahsettiğim gibi miyop ve şeker hastalarının korkulu rüyası retina yırtıkları ve sonrası retina dekolmanı hatta körlük.

Geçen yıl Retina Dekolmanı Ameliyatı başlıklı bir yazı yazıp, bu sürecimi anlatmıştım size. Okumayanlar başlığın üzerine tıklayıp o sıkıntılı dönemimi okuyabilir. Şimdi Katarakt Ameliyatı hakkında yaşadıklarımı yazayım, kısaca ve anlaşılır.

Sağ gözümde kortizon kaynaklı bir katarakt sorunu vardı ben fark etmedim, miyop yeniden ortaya çıktı da ondan görmem azaldı sandım. Sonra öğrendik ki katarakt ve 4 Ekim tarihinde, yine Beyoğlu Kuledibi Göz Hastanesi'nde ameliyat oldum. Endişelerim vardı. Gözümün görme oranı %5'e düşmüştü. Ve katarakt iyice kalınlaşmış ve yapışmıştı, nasıl olacaktı? Canım acıyacak mıydı? Ne kadar sürecekti? Genel anestezi olsam olmaz mıydı? Görmem yükselecek miydi? Tüm bu soruların yanında zaten retinalar sorunlu, daha beter bir şey olabilir miydi? Bu soruların hiç birine net bir cevap bulamadan ameliyata girdim. Yalnız şunu söyledim; ben gözüm ile ilgili çok sorun yaşadım çok acılar çektim genel anestezi istiyorum, zaten operasyon sonrası acı çekeceğim, bari ameliyatta acı duymayayım. Bakarız duruma göre dediler ve ameliyathaneye indim.

Çok eğlenceli bir ekip beni bekliyordu, buz gibi yer etkilememişti beni onların bu sıcak halleri yüzünden. İşlemler yapılıyor, hocanın gelmesi bekleniyordu. Diğer bölümde kornea nakli operasyonu vardı bu arada. Hoca geldi ben anestezi isteğimi sebebi ile birlikte tekrar söyledim. Hemşire aynen şöyle dedi "anestezi için diğer tarafa geçmek gerekiyor, o operasyonun bitmesini bekleyelim" dedi. Yani kornea naklinin bitmesinden sonra benim için orası hazırlanacak sonra benim işlemim yapılacak. Ben bunu düşünürken doktorlardan biri "15-20 dakika dişini sıkabilsen" dedi. O anda düşündüm neler yaşamadık neler geçirmedik? Yukarıda anlattığım dekolman ameliyatı 3.5 saat sürdü ve sonraki eziyeti günlerce. Tamam dedim lokal anestezi yapın başlayalım.

Yapılan İşlemler
*Yüzüm ve tüm bedenim örtüldü sadece sağ gözüm açık. Zaten oraya giderken ameliyat elbisesi giymiştim.
*Sağ göze bir aparat takıldı. Ve damlalar damlatılmaya başlandı.
*Göze iğne yapıldı, yani lokal anestezi dedikleri. Gerçi damlalar da iğnenin acıtmaması için yapılmıştı.
*Gözün üzerinden tahminime göre bir kapak açıldı, katarakt temizlendi.
*Mercek yerleştirildi.
*Kapak kapatılıp, dikiş atıldı.

Acı-Ağrı Hissettim mi? Ne Kadar Sürdü?

Ara ara hafif acı hissettim ki, benim acı eşiğim uzun zamandır düşük. Çok fazla operasyon geçirdim çünkü. Başlaması ve bitmesi 20 dakika sürdü. Benim katarakt biraz kalın ve iyice yapışmış olduğundan uğraştırdı. 15 dakikada bitenler de oluyor.
Gözüm bandajlandı ve 5 saat sonra açabileceğim söylendi. Aynı gün damlalarımla birlikte taburcu oldum. Heyecanla saat 17.00 olsun diye bekledim. Bu arada sadece göz çevremde hafif ağrılar oldu aynı gece. Sonra ağrı sızı hissetmedim. Bandajı açtığımda çok mutlu oldum; eskisinden daha iyi görüyordum. Ama % oranını bilmiyordum.
Ertesi gün kontrole gittim ve %50 olduğunu öğrendim. 5 gün sonra tekrar gittim ve %70 e çıkmıştı. Görme oranının tam oturması yaklaşık 1 ay gibi bir zaman alırmış. Bu %70 oranı eksilebilir de ama %5 den iyidir değil mi? Bir ay sonraki kontrol sonrası her şey yolundaysa bir yakın gözlüğü bir de uzak gözlüğü edinmem gerekecek.

Şimdi kısaca eşimin katarakt ameliyatından bahsedeyim. O iki gözünden oldu iki gün ara ile. O özel bir hastanede oldu, sebebi ise ameliyat sonrası gözlük takmak istemediğinden 3 boyutlu lens taktırmak istemesiydi. Bunu devlet hastanesinde yapmıyorlar. 20 şer dakika sürdü iki ameliyatı da acı hissetmedi. İğne yapılmadı gözlerine, sadece damlalar ile anestezi sağlandı ve 3 boyutlu mercek yerleştirildi.
Operasyon sonrası hafif batmalar oldu birkaç gün. Şimdi ise yakın gözlüğü, uzak gözlüğü takmıyor. Orta mesafe görme sorunu da yok. Hayatından gayet memnun.
Ben neden üç boyutlu mercek olayına girmedim? Bunu merak edenler olacaktır. Gözlerim sorunlu olduğu için sürekli güvenilir bir yerin kontrolünde olmam lazım. Bugüne kadar gittiğim tüm göz hastanelerinde Beyoğlu Kuledibi kadar güven veren olmadı o sebeple de orada oldum ameliyatımı. Dediğim gibi orada mercek seçme şansı olmadığı için de durum böyle oldu.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler

Devamını Oku

Retina Dekolmanı Ameliyatı

fotoğraf alıntıdır




Merhaba
Uzun bir aradan sonra retina dekolmanı ameliyatı hakkında bir şeyler yazmak nasipmiş. Dekolman nedir? Retina dekolmanı ameliyatı nedir ve dekolman ameliyatı sonrası yaşadıklarımı yazmak istedim.
Bunu özellikle yapıyorum; ben ameliyata girmeden tek gözle o kadar yazı okudum ama hastanın anlayabileceği, yalın bir anlatım diline denk gelmedim. O sebeple gayet basit bir dille yukarıdaki soruları yanıtlayacağım, tecrübem dâhilinde.

Öncelikle dekolman nedir ondan bahsedeyim. Retinanın en dış katı ile ışığa hassas katı arasında sıvı birikmesi sonucu birbirinden ayrılması diyebiliriz sanırım, en basit hali ile. Aşağıdaki fotoğrafta normal göz ile arasındaki farkı görebilirsiniz.


fotoğraf alıntıdır


Hemen hikayeme geçeyim. Bir gece, sabaha karşı sol gözümde şimşekler çaktı ve anında gözümün dış köşesinde görme kaybı oldu. Acaba ertesi gün düzelir mi diye bekledim ama uyandığımda görme kaybı gözümün yarısına kadar gelmişti. Hafta sonuydu Beyoğlu Kuledibi  Göz Hastanesi'ne acile gittik. Korktuğum başıma gelmiş, retina dekolmanı oluşmuştu gözümde. Pazartesi retina cerrahi bölümüne gelmem söylendi; bu arada bir de gözlerimde katarakt saptandı. Katarakt için yaşımın uygun olmadığını söylediğimde ise çocuklarda bile oluşabildiğini öğrendim.

Pazartesi olduğunda gözümün sadece iç uç kısmında ışık görebiliyordum, neredeyse tamamı kapanmıştı. Acil ameliyat dediler ve anestezi için tahliller yapıldı. Ertesi gün aç karnına orada olmam söylendi.

12 Eylül 2017 ameliyata alındım. Yaklaşık 3 saat sürdü. Asabi bir şekilde kendime geldim, estiriyordum:) Dilerim şahit olanlar hakkını helal eder.

Dekolman ameliyatları farklı şekillerde yapılıyor. Benim için tercih edilen silikonlu olanı idi. Gözümde silikon vardı ve ona göre yatış pozisyonu verildi. İlk 1 hafta yüz üstü yatmak zorundaydım, kabus gibiydi.

Benim bir şanssızlığım da aynı zamanda iki gözümde birden katarakt oluştuğunun ortaya çıkması oldu. Bu da gözümdeki rahatsızlık sebebi ile erkenden oluşmuş. Böylece bir de katarakt ameliyatı oldum aynı anda. Gözüme mercek takıldı.

Ara ara kontrollere giderek beklemeye devam ediyorum.  2 veya 3 ay sonra gözümdeki silikon yeni bir operasyon ile alınacak ve gözümün akıbeti o zaman belli olacak. 

Retina dekolmanı ameliyatındaki risklerden biri de glokom, yani göz tansiyonu. Ameliyat olanların %50 gibi bir kısmında olurmuş. Ben şanssız olan %50 içindeydim. Bir sabah korkunç bir göz ağrısı ile uyandım. Kontrol ettiğimde gözümün gören tarafı da görmüyordu. İnanılmaz bir mide bulantısı da eşlik etti bunlara. Hastaneyi aradım acil gelmem gerektiğini söylediler. Gittiğimde ise normalde 6 olması gereken göz tansiyonu 38'e çıkmıştı, acil müdahale edildi ve iki gün sonra normale döndü. Glokom kendi başına bir gözü kör edebilir, feci bir durum yani.

Gözümdeki silikon alındığında yazımı güncelleyip son durumu yazacağım sizlere.

Bu arada son olarak retina yırtığı ve retina dekolmanı kimleri tehdit ediyor onu da yazıp gideyim. Miyopları ve şeker hastalarını. Ben bir miyop olarak bununla karşılaştım ve yıllardır da mücadelesini veriyorum.
Sağlıklı günler her birimiz. 
Sevgimle...




Devamını Oku

Ruhsal Detoks

ruhsal-detoks-nedir


Merhaba

Bugün farklı bir konudan bahsedeceğim yaşam blogumda. Konumuz ruhsal detoks
Peki ruhsal detoks nedir? Aslında bir çoğunuzun anladığı gibi kötü ve olumsuz olan her şeyden kendimizi arındırmak. 
Bu konuda uzman değilim o sebeple ahkam kesecek de değilim. Sadece okuyup araştırdığım ve anladığım kadarı ile ruhsal detoks nasıl yapılır daha doğrusu ben neler yapacağım, onları paylaşmak istedim sizlerle. Tabi konu ile ilgili uzmanların dediklerini yapabilmem mümkün değil. Biraz daha kendime ve yapıma göre uyarlayacağım, yorumlayacağım. 

Beni takip edenler ve arkadaşlarım bilir yoğun bir hayat yaşıyorum. 24 saat bana yetmiyor diyenlerdenim. Tüm bunların yanında ince düşünen bir yapıya sahibim. Sanırım anladınız. Yani birçok işi bir arada yapmaya çalışırken ve hatasız yapmaya çalışırken bir de ince düşünceli olmak insanı nasıl yorar. Ben de çok yoruldum. Mutsuz olmaya başladığımı hissettim ki bu büyük tehlike. Çünkü benim gücümle güç bulan yönlendirmemle yol bulan insanlar var. Çocuklarım var, kardeşlerim var. Hem işlere hem insanlara yetişmek ve sürekli "sorun çözebilen" kişi olmak beni yordu. Bir anlamda güzel bir durum sizi "çözebilecek" kişi olarak görmeleri ama bir noktadan sonra boğuluyorsunuz. Üstelik benim çok uğraş gerektiren 6 yaşında bir oğlum var ki ona sadece bir kişi lazım. 

Peki neler yapacağım ruhsal detoks için anlatayım. Sosyal medya hesaplarımı dondurarak işe başladım. Snapchat, Facebook, whatsapp kapandı bir süreliğine. Blogger iletişim, mail ve twitter hesabım açık şimdilik. İnstagram da kapanacak ancak teknik bir sorun sebebi ile donduramadım henüz. Blog dışındaki işlerimin de direkt sosyal medya ile ilgisi var, oradaki işlerim de aksayacak biliyorum ama bir süreliğine ilgilendiğim hesaplara başkaları bakacak, bunu yapmak zorundaydım.

10 günlük bir detoks uygulayacağım. Bu 10 gün içerisinde gerçeklerle yüzleşmek, çocukluğu hatırlayıp anıları çıkarmak, ailede yetiştirilmeyi irdelemek, kızgınlıklarla yüzleşmek, kendini tanımak, yaşanılan gerçekleri kabul etmek, kötü anıları kabul etmek gibi detaylar var. 

Bunun dışında evdeki ofisteki fazla eşyaları yok edeceğim, kurtulacağım sadeleşmeye gideceğim. Bana kötü enerji veren insanlardan olabildiğince uzak durup pozitif enerji aldıklarımla daha yakın olacağım. Denge sorunu yaşayan, bugünü yarınını tutmayan ve idare etmekten yorulduğum kişiler ile de mesafemi korumak zorunda olduğuma kendimi ikna edeceğim. Olumlu özellikerimi besleyip, olumsuz özelliklerimi imha etmeye çalışacağım.

Uzmanlar mutsuzluğun yaşam koşullarında değil de zihnimizde olduğunu söylüyorsa biz de test edelim bakalım:)

Şimdilik yazacaklarım bunlar. Benim gibi keskin çizgileri olan birinden radikal değişiklikler beklemeyin, ben de kendimden beklemiyorum zaten ama en azından biraz arınabilirim bana zarar veren şeylerden diye düşünüyorum.
Bu arada bugün "blog yazmayı da mı bırakıyorsun?" soruları geldi. Tabi ki hayır! Ancak 'aman 3 gündür yazı girmiyorum' şeklinde stres yapmadan vakit buldukça yazacağım.
Yeni bir saptamada, yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler


Devamını Oku

Çorbada Tuzumuz Olsun!



Merhaba

Sosyal medya hesaplarımı takip edenler sanırım görmüşlerdir. Çorbada Tuzun Olsun Derneği'ne faydalı olmak adına kolları sıvadık. 
2006 senesinden beri zaman zaman benzer kurum ve derneklere faydalı olmaya çalışan birkaç kişiyiz aslında. İlk defa böyle bir oluşumu sizlerle paylaşıyorum. 
Çorbada Tuzun Olsun Derneği sokakta yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılıyor. Mesela her akşam 10 kg mercimekle çorba yapıyorlar. Bu çorbanın içine eklenen malzemeler, kapaklı kaplar ve kaşıklar da diğer ihtiyaçlar.
Şu sıralar toptancılarla görüşüyorum en hesaplı en uuygun şartlarla fiyat veren yerlerle alışveriş yapacağız daha fazla faydamız olabilsin diye.
Ne kadar bütçe ayırmalıyız sorusuna verdiğim tek cevap şu 'bütçenin miktarı hiç önemli değil, Bir paket tuz ile katılabilirsiniz. Çünkü çorbada tuzumuz olacak!
Bir önemli noktada 'para gönderelim' diyenler. Sadece çok iyi tanıdıklarımdan bu kabul ediyorum, onların adına alışveriş yapıp derneğe teslim etmek için. Yarın maraz çıksın istemiyorum, paralı işler riskli işler. 
Şu zamana kadarki duyurularımda ilginç bir durum ortaya çıktı. Hani şu vloggerların küçümsedikleri ve çekilişlerini bile dahil etmedikleri kampanyacılar var ya, en çok onlardan destek geldi. 
Ben bu yazıyı zaman zaman güncelleyeceğim. Lütfen aralıklarla takip edin.
Bu arada yaptığımız yardımları sadece göndermekle kalmayıp biz de ziyeretlerine gideceğiz. Onu da tüm hesaplarımda duyuracağım. Gelirseniz çok seviniriz. 
Sosyal medya hesaplarım ve mail adresimden bana ulaşabilirsiniz.

İnstagram  huzunsarisiblog
Facebook  Hüzün Sarısı Blog
Snapchat   huzunsarisi
Twitter      huzunsarisi
Mail          huzun.sarisi@gmail.com


Sevgiler




Devamını Oku
Blog Tasarım : Sosyal Medya Kafe
ÇAYKOLİK BLOG COPYRİGHT © 2017 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.